GOCMEN KUSLAR SINIR TANIMAZ


Posted by Ali Camat on August 10, 2013, 12:26 pm
in General ( Captains Corner)

If fish were in need of the governor's Ieave to swim If birds were in need of government permits to fly WE would be Ieft in a word without birds and without fish.



Bu pasaj Suriyeli şair Nizar Qabbani'nin şiirlerinden alıntıdır.



      Balıksız bir deniz.



      Kuşlarsız bir gökyüzü...




If fish were in need of the governor's Ieave to swim If birds were in need of government permits to fly WE would be Ieft in a word without birds and without fish.



Bu pasaj Suriyeli şair Nizar Qabbani'nin şiirlerinden alıntıdır.



      Balıksız bir deniz.



      Kuşlarsız bir gökyüzü.



      Kesinlikle bu bir felaket olurdu!



Hareketsiz, özgürlükten ve



Canlılıktan uzak bir dünya.



Şüphesiz kuşlar devletlerin izni olmadan



Gökyüzünde uçuyorlar.



Fakat tüm uçaklar uluslar arası bir Lisansla devletler için uçarlar. Öyleyse Devamlı uçan uçaklarla kuşlar arasında Barışı sağlamak için ne yapmalıyız



İsrail Hava Kuvvetleri, İs­rail Üniversitesi, Doğayı Koruma Derneği bu iki havacı arasında dostane bir ilişki kurmaya çalış­maktadır. Kesinlikle hiçbi­rimiz dünyanın kitapsız olama­yacağına kani olduğumuz  gibi gök­yüzünün kuşsuz olacağını dü­şünmüyor ve bizim günlük yaşa­mımızda uçaklara da gerek yol­culuk gerekse de savunma için ihtiyacımız var. İsrail'de göçmen kuşların geliş zamanlarını, irtifa­larını, uçuş güzergahlarını öğ­renmek amacıyla bahsedilen 519 kuruluş, Yossi Leshemin başkan­lığında 1983'ten itibaren birlikte çalışmaya başladı. Mısır ile barı­şını takiben İsrail azalan hava sa­hasında kuş çarpmaları sonucu oluşan ciddi hasarlardan çok acı çekti. Eğitim alanının daralması, kuşlarla çarpışma riskini arttır­dı. İsrail 1984'te sonuçlar üze­rinde araştırmaya başladı. Göç­men kuşların göç yollarını, han­gi irtifada ne zaman bulundukla­rını eksiksiz olarak haritalarına işledi ve bu bilgilerin basımını yaparak, kuş-askeri uçak çarpış­masında kayda değer bir azalma sağladı.



AMERIKA'dan çarpıcı bazı rakamlar ve istatistikler ise şöyledir:

-Her yıl sivil-askeri havacı­lık = 500 milyon dolar  maddi kayıp ve 400 pilot ve yolcu ölüyor.

-1995 yılı boyunca dünya çapında 130 kişi kuş uçak çar­pışmasında ölmüş.

-1990-2001 yılları arası yıl­lık Amerika'ya kuş-uçak çarpış­ma maliyeti = 400 milyon dolar.

-2001 yılı boyunca 5700 si­vil, 3100 askeri, kuş-uçak çar­pışma raporu var (rapor edilme­yen oran %80).

-% 31 su kuşları (kaz, ördek, pelikan vb.), % 29 martı, °l0 17 yırtıcı kuş toplam % 77 rapor edilen kuş-uçak çarpışması var ki bunlar en büyük hasarı veri­yor (1990-2001 yılları arasında).

-12 librelik Kanada kazı 150 Mph ile uçan uçağa çarpı­yor ve bu 10 feet çapında hasar yaratıyor.

- Amerika'daki kuş-uçak çarpışmasından doğan kazaların % 90'ı göçmen kuşlar nedeniyle oluşmaktadır.











KUŞ TEDBİRLERİ



Ortadoğu stratejik olarak üç kıtanın kesiştiği bir yerdedir. Bundan dolayı, ilkbahar ve son­bahar aylarında yüzmilyonlarca kuşun olduğu gibi çok yüksek­lerde uçan bazı böcek türlerinin çoğunun veya hepsinin akın et­tiği bir dar geçittir(AMİK OVASI-HATAY MEYDANI). Böylesine büyük bir kuş yoğunluğu İsrail Hava Kuvvetleri ve pilotları için ciddi bir uçuş emniyet sorunu oluşturmuştur. İsrail Hava Kuv­vetleri (IAF), göç eden kuşlarla çarpışma oranını %76 düşür­mede başarılı olmuş, beş yıllık araştırmaya dayanan yeni uçuş düzenlemeleri geliştirmiştir. Krali­yet Ürdün (RJAF) ve Türk Hava Kuvvetleri (TAF) ile yapılan ön­ceki toplantıları müteakiben her Hava Kuvvetinin bizzat kendi geliştireceği fakat tek bir enteg­re bölgesel sisteme dayalı bölge­sel bir işbirliği sistemi oluştu­rulması önerilmektedir. Amaç, 1984'ten beri bu sorunlar üze­rinde lAF'ta kazanılmış büyük tecrübe birikimini paylaşmak ve bir kuş gözetleme ağından ra­darlardan ve motorize planör uçuşlarından elde edilen kuş hareketleri hakkında bilgi siste­mi geliştirmektir. Yüksek irtifa­da uçan kuşlara takılmış radyo vericisi sinyallerini yakalayan Argos Uydusu'nun topladığı ve­riler bu bilgi sistemi içinde de toplanacaktır. Ünlü bir veri de­polama şirketi olan EMC2, bu düşünceye önderlik etme isteği­ni çoktan bildirmiştir.



IAF, gerçek zamanlı bir uyarı sistemi geliştirmek üzere bu­günlerde hava ve kuş radarları satın alma sürecindedir. Lock­heed Martin radarları ve diğer­leri, bütün ülkeyi bu radarlar­dan oluşan bir ağ ile kaplamak için incelenmektedir. Aynı ra­darlardan oluşan bir ağı diğer ülkelerde de oluşturulması öne­rilmektedir. Böylesine bir ağ, Türk Hava Kuvvetlerinin son­baharda RJAF’a, IAF'a, Mısır Hava Kuvvetlerine gerçek za­manlı bilgi vermesine olanak sağlar, ilkbahar göçü esnasında ise bilgi ters yolla Mısır'dan Türkiye'ye aktarılır.



Her bir Hava Kuvvetinin ye­ni bölgesel çalışma grupları oluşturmak ve bölgesel işbirli­ğini artırmaya çalışmak üzere yerel üniversiteler, kuş ve doğa gözlem organizasyonları ile güçbirliği yapıp, çalışmalara başlanması önerilmektedir.



GİRİŞ



İsra­il'in Afrika, Asya ve Avrupa kıta­larının kesişimindeki konumu ilkbahar ve sonbaharda leylek ve pelikan gibi yükseklerde uçan göçmen kuşlar için İsrail'i önemli bir geçiş yolu yapmıştır.





Göçmen kuşlar iki temel gruba ayrılabilir:



Aktif uçanlar ve süzülme yeteneklerini kulla­nanlar (pasif uçuş). İki grup arasındaki fark, kuş ağırlaştıkça vücut ağırlığı ve kanat alanı ara­sındaki oranın değişikliğinden kaynaklanır. Vücut ağırlığı üç katına çıkarken kanat alanı sa­dece iki katına çıkar. Dolayısıyla kuş ağırlaştıkça sadece kas gü­cüyle aktif uçuşta kaldırma oluşturmak kuş için zorlaşır. Bir gruptan diğerine geçiş dereceli­dir ve küçük aktif uçan kuşlarla büyük, ağırlıkları 15 kg.'a ulaşa­bilen yükseklerde uçanlar ara­sında bir oran vardır. Çoğu kuş ilk kategoriye girer. Ötücü kuş­lar, uzun bacaklı kuşlar ve di­ğerleri gibi. Bir seferde saatlerce göç etmek için hızlı kanat vu­ruşları yaparlar. Bu kuşlar, ayrı­ca yolda dinlenmeksizin büyük su bölgelerini (Akdeniz gibi) ve­ya çölleri kat ettikleri için `deniz kat edicileri' olarak adlandırılır. İyi bilinen örneklerden biri göç için Güney Avrupa, Güney Tür­kiye, Güney Ege yarımadası ve İtalya'da büyük sürüler halinde toplanan bıldırcındır. Hava ka­rarmadan, bıldırcınlar Akdeniz'i bir gecede kat etmek üzere hare­ket ederler ve böylece yüzlerce km.'lik uzun dolambaçlı yolu bitirirler Büyük su bölgeleri, Akdeniz, Hazar Denizi veya Karadeniz gi­bi çoğu yüksek uçan kuşa engel­dir. Su üzerinde yükselen hava akımları (termaller) olmadığı için Asya ve Avrupa'dan geliş yolunda onların çevresinden geçmek zorunda kalırlar. Sonuç olarak Batı Avrupa'daki kuşlar Cebeli Tarik Boğazı üzerinde toplanırlar. Merkezi Avrupa'da­ki yüksek uçan kuşların küçük bir kısmı Akdeniz'i en dar yerle­rinden kat ederler. Kuzey mer­kez ve Doğu Avrupa'dakilerin çoğu Batı Asya ve Kafkasya'da­kilerin büyük bir kısmi Akde­niz'i çevreleyen en kısa yolda uçarlar. Türkiye, Lübnan, Ür­dün ve İsrail üzerinde toplana­rak Afrika'ya giderler. Bazı yırtı­cı kuşların Akdeniz'den sakına­rak göç yolunu uzatmalarının iyi bir nedeni vardır; böyle yapa­rak maksimum enerji tasarrufu sağlarlar. Leylek ve pelikanları da ekleyeceğimiz çoğu büyük yırtıcı kuşlar ağırdırlar ve süzü­lüşe oldukça müsait uzun, geniş kanatları vardır. Fazla vücut ağırlıklarından dolayı bu kuşlar ötücü kuşlarda olduğu gibi bir seferde devamlı kanat vuruşla­rıyla günlerce aktif olarak uça­mazlar. Bundan dolayı da bunlar daha çok yükselen hava akımla­rını kullanacakları yüksek uçuş ve süzülme koşullarının olduğu coğrafi bölgelerin üzerindeki uçuş rotalarını kullanmak zo­runda kalırlar. Dolayısıyla yırtıcı kuşların göçü; bu kuşların mini­mum enerji sarfiyatıyla ilerle­melerini sağlayacak ideal süzül­me koşullarının geliştiği dar, uzun vadiler, sarp kayalık ve uzun dağ silsilesi üzerinde yo­ğunlaşır. Uzun geniş kanatları­nın yardımıyla yüksek uçan kuşlar kalkarlar, gökyüzünde neredeyse hareket etmeyen ka­natlarıyla hava kütlesinin yük­selmeyi kestiği irtifaya görün­mez bir eksende dairevi bir yol­la tırmanırlar. Bu noktada süzü­lüşe başlarlar, sonraki termali görerek tespit edene kadar (ya­kin bir termalde yükselen diğer bir yırtıcı veya leylek grubunu bularak veya kanatları ve vücut­larının hava akımlarındaki bü­tün değişiklikleri olan aşırı has­sasiyeti yardımıyla) rotada irtifa kaybederler. Pennycuick (1972), yüksek uçan kuş olan beyaz leylekle aktif uçan kuş, çalı bülbülünün göç stratejisini mukayese etmiştir. Çalışmaları göstermiştir ki leyleğin aktif uçuştaki yağ tüketiminin pasif uçuştakine oranı 1/23'tür. Çalı bülbülündeyse oran sadece 1/24'tür. Bu, uçan kuşlar da pa­sif uçuşun büyük önemini açık­lar. Deniz veya büyük göllerin sahilleri boyunca uzanan dağ silsileleri, yükselen sıcak hava akımlarının oluşması için ideal­dir. Dolayısıyla Kuzey Afrika'da­ki ana göç yolları, doğu sahiline paralel olan üç yüksek dağ silsi­lesi boyunca devam eder.



Göçmen yırtıcı kuşlar için ideal rota olarak Ürdün ve İsra­il'in avantajı coğrafi konumun­dandır. Suriye-Afrika Yarığı bu ülkeler boyunca devam eder, bu ise yükselen termaller için opti­mal koşulları oluşturur, çünkü bu bölge dardır ve yüz metrelere ulaşan irtifa farkları fay yüzeyin­de vardır. Darboğazlarla kesilen dik kayalar ile yarık boyunca olan yüksek ortalama sıcaklıklar kombinasyonu, yırtıcı kuşlar ve leylekler için klasik bir göç yolu sağlar. Lübnan dağları, Shuf Da­ğı, Galilee, Samaria ve Judea Dağları hemen hemen sahil hat­tına paraleldir. Bu durum aynı zamanda yüksek uçan kuş göçü­nü kolaylaştıran termaller için iyi koşulları oluşturur.



Yukarıdaki  nedenlerden dolayı aktif göçmen kuşlar için şu so­nuçları çıkarabiliriz:



1. Gündüz ve gece boyunca göç ederler.



    2. Çiftleşme bölgelerinden kışlama bölgelerine göç etmek için doğrudan ve oldukça kısa rotaları kullanırlar.



3. Göç sırasında büyük kara parçaları üzerinden geçerler.



   4. Aktif göç, çok fazla enerji gerektirdiğinden ayrılmadan önce yağ depolarlar.



   5. Geniş bir cephe boyunca göç ederler ve sadece tanımlan­mış, dar göç yollarına toplan­mazlar.



Pasif olarak göç eden kuşlarla ilgili olarak da, şu sonuçlara va­rabiliriz:



1. Yalnız gündüz göç ederler.



2. Uygun rüzgar ve termalle­re sahip rotaları kullanarak göç menzilini arttırılar.



3. Büyük su kütlelerini kat etmekten kaçınırlar.



   4. Pasif uçuş, enerji açısın­dan çok ekonomik olduğundan göçten önce yağ toplamaz ve de­polamazlar.



5. Tanımlanmış ve oldukça kararlı yollar boyunca göç ederler. Willis 1985, Bijisma 1987) hem de Yeni Dünya'da (Heintzalman 1986, Kerlinger 1989), son otuz yıllık kuş göçü gözlem sonuçla­rı yukarıdaki sonuçları destekle­mektedir. Gözlemlerin hepsi, büyük kuş göçlerinin, su kütlesi kat etmekten kaçınma amacıyla kıyılara yoğunlaştığını göster­mektedir.



lsrail'in üç kıtanın kesişimin­deki orijinal yeri, onu göçmen kuşlar için uluslar arası bir kav­şak yapar: yaklaşık 500 milyon civarında kuş, İsrail semalarını sonbaharda Afrika yönünde gü­neye ve sonra ilkbaharda Asya ve Avrupa yönünde kuzeye kat eder. İsrail'in sınırlı hava sahası içinde, yoğunlaşmış dalgalar ha­linde göç eden günde onbinler­ce ve bazen yüzbinlerce kuştan oluşan bu büyük kütle, İsrail Hava Kuvvetleri uçak ve pilotla­rı için ciddi bir uçuş emniyet problemi oluşturmuştur. Hava Kuv­vetleri'nde 1972-1982 yılları arasındaki savaş uçağı-kuş çar­pışmaları analizi, dört önemli gerçeği açığa çıkardı:



1. Bu yıllar arasında yüzlerce kuşla çarpışma gerçekleşmişti.



2. Çarpışmaların büyük bir kısmı, göç mevsiminde meyda­na gelmişti: "İlkbaharda Mart­ Mayıs", "Sonbaharda Ağustos ­Kasım" ayları arasında.



3. Uçak kaybı veya ciddi ha­sarla (bir rnilyon dolardan fazla zarar) sonuçlanan, en ciddi ka­zaların % 74'ü göç mevsiminde vuku bulmuştu.



4. Son on yılda göç eden kuş­ların yol açtığı kazalar on mil­yonlarca dolara mal olmuştu.



Aşağıdaki bilgiler, kuş-uçak çarpışmalarının tehlikesini vur­gulamaktadır:



1. 450 gram ağırlığındaki bir kuzgun, 80 km./saat hızla giden bir aracın camına 150 kg.'lık bir kuvvet ile vurur.

2. Aynı kuzgun, 800 km./saat hızla uçan bir savaş uçağına 15 ton'luk bir kuvvet ile vurur.

3. 900 gram ağırlığındaki bir kuş 22 ton'luk bir kuvvet ile vurur.

4. 6 kg. ağırlığındaki bir kuş 50 ton'luk bir kuvvet ile vurur.

5. 10 kg. ağırlığındaki bir be­yaz pelikan 100 ton'luk bir kuv­vet ile vurur.

 



Mart 1983'te, yüksek irtifa göç yollarını araştırmak için Cessna tipi bir uçak kullanma izni almak amacıyla, IAF'ın Uçuş Emniyet Bölümü ile temas edilmiştir. Hava Kuvvetleri per­soneli ile ilk toplantıda, göçmen kuşların yol açtığı ciddi tehlike anlatıldı. Sonuç olarak, İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail Doğayı Koruma Derneği ve TeI Aviv Ürıiversitesi ile ortak bir çalışma başlatıldı. Kuş-uçak çarpışma riskini azaltmak için sonuçları Hava Kuvvetleri uçuşlarında uy­gulamada kullanılabilecek bir araştırma yapılması planlandı. Hava Kuwetleri Komutanı, o dönemde uçuş emniyetine bi­rinci öncelik vermişti.



Bu çalışmanın amacı şu soru­lara cevap bulmaktı:



1. Göç eden kuşların sayısı her sene ve her mevsim ayni mı?

2. Göç dalgası ve göç dalgası­nın uzunluğu her sene ve her mevsim aynı mı?

3. İsrail üzerinden geçen göç yolları (yatay düzlemde) her se­ne ve her mevsim aynı mı?

4. Göç irtifası ve hızında dü­zenlilik var mı?

5. İklimsel ve biyolojik fak­törler sisteme nasıl bir değişik­lik getiriyor?



b. Göç karakteristiklerindeki değişiklikleri tahmin etmek ve bunları İsrail Hava Kuvvetleri için kullanmak mümkün mü?



Metodlar:



Bu araştırma için 5 değişik veri toplama yöntemi kullanıldı:



1. Yer Gözetleme Ağı : Ça­Iışmaların büyük çoğunluğun­da, göç az sayıda gözlemciyle 2-3 ana gözetleme noktasından izlendi. Bu çalışmada ilk kez yer gözlemcileri geniş bir sahaya ya­yıldı. Birkaç mevsim boyunca ülke çapında Akdeniz sahilinde 75 km ve Rift vadisine kadar 25 gözetleme noktası kuruldu. 150'den fazla tecrübeli kuş göz­lemcisi 224.000 gözlem saati kaydetti. sistem günümüzde de devamlı çalışmaktadır.



2. Hafif Uçak İzlemesi : Bu metot ana göç yollarının ve irti­falarının belirlenmesinde ve bi­rim zaman ve mesafe başına sü­rülerin sayılmasında mükem­melliğini kanıtlamış ve `zirve' göç günlerinde etkisini ispatla­mıştır. Radarın ayırma kabiliye­tini onaylamak için ilave uçuş­lar yapılmıştır. 29 sorti/83.40 sa­at uçuş yapılmıştır.



3. Motorlu Planör : Bu me­tot ayni sürü ile 11.5 saate varan devamlı uçuşa; göç rotası, irtifa­sı, sürü ilerleme hızı, termaller­le tırmanış ve süzülüşün hassas haritalanmasına olanak vermiş­tir. 173 sorti, yaklaşık 720 saat­lik uçuş yapılmıştır. Bu, Ortado­ğu'da motorlu planörün göç ta­kibinde ilk kez kullanılışıdır.



4. İnsansız Uçaklar : Bu metot, sürülerin video kamera ile 150 km. devamlı takibine olanak vermiştir. 19 sorti yapıl­mıştır. Bu bildiğimiz kadarıyla bir askeri aracın biyolojik bir araştırma için ilk kullanılışıdır.



5. Radar : Ben Gurion Ulus­lar Arası Havaalanındaki bir ara­ma radarı ( A5RN-8 ) , göç mevsi­minde günün tüm saatlerinde devamlı izlemeyi sağladı. Shram Company' ye ait bir bulut radarı, teknik bir ariza nedeniyle göçü düzenli olarak sadece bir mev­sim izledi. Toplam 8125 saat ra­dar izlemesi yapıldı. Bu, Ortado­ğu ve özellikle İsrail’de radarın göç takibinde ilk kullanılışı olup, sistem günümüzde de faal olarak çalışmaktadır.



Bu araştırmadaki istatistik analiz, raptorlar için 9 sonbahar mevsimi, leylekler ve pelikanlar için 4 sonbahar mevsimi üzeri­ne bina edilmiştir. İlkbahar gö­çü için ise Eliat'ta raptorlar 6, Batı Negev'de leylekler 4 yıI göz­lenmiştir.



Sonuçlar



Kuş Tehlikesi Bulunan Bölgelerin Haritalarının Çıkarılması



Toplanan ve analiz edilen ve­rilerden, kuşların yoğun olarak tercih ettiği yolları gösteren bir harita çizildi. Savaş uçaklarının iniş-kalkış haricinde bu yolları alçak irtifadan katetmeleri ya­saklandı. Araştırma verileri, ço­ğu zaman göç eden kuş kütlele­rinin 3000 feet AGL’ye kadar çıktığını gösterdiğinden savaş uçaklarına serbest kılınan irtifa buna göre ayarlandı. Nakliye uçaklarının kısıtlanmış bölge­lerde daha az süratle uçmaları önerildi.



Göç mevsiminin tahmini başlangıç ve bitiş zamanları ha­ritada belirtildi. Değişik cins kuşların değişik tarihlerde gö­rüldüğü yerleri göstermek için farklı renkler kullanıldı. Örne­ğin, büyük leylek kütleleri Afro Syrian Rift boyunca güneye Ağustos'ta göç ederken, genel­likle paralel yol boyunca batıya uçan büyük bıldırcın gibi küçük av kuşu dalgası ancak Eylül ayı başında başlar. Harita aynı za­manda, göç mevsiminde kuş planlaması ve kuş çarpmasının her türlüsü iIe ilgili ayrıntılı bil­giler de içermektedir.



Biri ilkbahar biri de sonbahar göç mevsimi için iki ayrı harita bastırıldı ve BPZ Düzenlemeleri adı ile bilinen yazılı uygulama usulleri IAF'nın temel kuralları arasına girdi. Emirlere göre, gö­ze batması ve filoların brifing odalarına asıldığında her pilo­tun fark etmesi için haritalar üs­tün kalite renkli baskılarıyla dikkat çekiyordu.



BEN-GURIQN Havaalanında Kuş Gözlem Merkezi Kurmak



Bütün veri kaynaklarından  kuş hareketleriyle ilgili bütün bilgileri toplayabilecek tek bir  merkez oluşturmak ve bu biIgi­leri ihtiyaç duyabilecek tüm IAF i birliklerine gerçek zamanlı dağıtmak üzere, Ben-Gurion Hava-alanının kontrol kulesinde Kuş Gözlem Merkezi kuruldu. Halihazırda günde 24 saat bir SPNI



çalışanı ve biyoloğu ve 4 IAF radar uzmanı tarafından çalıştırılı­yor. Radar ekranı yakınındaki direkt özeI telefon ve faks hattı bilginin sorunsuz ve hızlı bir şe­kilde aktarılmasını sağlar. Girdi­ler; yer gözlemcileri, uçak (mo­torize, planör, sivil ve askeri uçaklar), IAF üsleri, kontrol ku­leleri ve radar kontrol birlikle­rinden oluşan ağdan gelir. Kuş Gözlem Merkezi, IAF üslerinin ve yaklaşma hatlarının yakınla­rında uçan, radarın tespit ettiği kuş sürüleri hakkındaki genel bilgiyi bildirir. Ayrıca Ben-Guri­on radar sistemi menzilinin dı­şındaki hava kuvvetleri üslerine gerçek zamana yakın olay ikazı vermek üzere göç sürülerinin hızını ölçmek için bir usul de geliştirildi. Büyük sürüler atış eğitim sahalarının üzerinde uçuyorsa, bölgeyi sürü tama­men geçene kadar kapatılması için IAF Kontrol Merkezine ger­çek zamanlı ikaz verilir. Göçün yoğun olduğu günlerde, BPZ dı­şında bile uçuşları kestirmek için IAF radar kontrol birlikleri­ne ikazlar yapılır. Hava kuvvet­lerinin iniş ve kalkışların çok ol­duğu, en büyük üslerinin bazı­ları BPZ'nin merkezinde olduğu için bu gerçek zamanlı bilgi ol­dukça önemlidir.



NİHAİ SONUÇLAR



BPZ düzenlemeleri ve gerçek zamanlı uyarı sisteminin uygulanmaya konulmasından itibaren göçmen kuş-uçak çarpışma sayılarında etkileyici bir azalma olmuştur. Uygulamanın başladığı I7 yılda IAF, göçmen kuş- uçak çarpışmasından 2 uçak  kaybetti. Ağır hasarlı çarpışmalarda % 76'lık bir azalma oldu ve IAF 1984'ten beri yaklaşık ola­rak 480 milyon $ tasarruf etti.



YERELDEN BÖLGESEL ÇALIŞMAYA



Politik sınır tanımayan kuşlar ve emniyet (Örneğin, göç eden leylek ve kartallar bir günde Ortadoğu’da 3-5 ülkeyi kat edebilirler) güvenli uçuşlar ve kuşlardan korunmak, ortak çıkarıyla pilotlar ve halklar ara­sında ilişkilerin geliştirilmesin­de ve tecrübeleri aktarmak için etkili bir araç olacağına inanıl­maktadır.



Uçuş kulelerindeki Uçuş Kontrol Amirleri (UKA), kuş uçuş merkezlerinden elde edi­len kuş uçuş rotaları bilgisine göre iniş-kalkış istikametini de­ğiştirme şansına sahiptir. Kuş göçünün az olduğu zamanlarda yaklaşan kuş sürülerini anında ikaz edebilen güvenilir radarlara bağlı olarak alçak irtifa uçuşları­na izin verildi.



Bazı günlerde rüzgar yönü ve şiddetindeki etkileyici değişik­likler olduğu için tüm mevsimler süresince kuş gözetIeme merkezlerinin işletmesi kritik­tir. Bunlar, örneğin Kuzeybatılı rüz­garları güneyli yapar veya Güneydoğulu kuş sürülerini BPZ'nin dışına iter. Bu durumlarda merkez, gerçek zamanlı olarak tüm siste­me anında uyarı yapar. Kuş gö­zetleme merkezleri gerçek za­manlı uyarı sistem çalışmalarını sonbahar göçü için 1 Ağustos ve ilkbahar göçleri için 1 Mart'ta (her iki durumda da beklenen yoğun göçten 1 hafta önce) baş­latır. Çalışmalar 30 Mayıs'ta {yo­ğun göçlerin normal bitimlerin­den 2 hafta sonra) bitirilir.



Bu çalışmalar, bize kuş göçü­nü önemli sayılarda toplanmaya başlamalarından itibaren izleme ve BPZ kurallarını yürürlüğe koymayı gerektirmeyen daha küçük kuş sürülerinin varlığı hakkında uyarılar elde etmemi­ze imkan sağlar. Gözetleme se­zonunun son iki haftası IAF'a rnerkezlerin halen bulunan ve problemlere neden olabilecek küçük (flocks) sürüler hakkın­da sağlayacağı gerçek zamanlı uyarıları değerlendirerek, BPZ' de limitsiz olarak alçak irtifa uçuşu yapma şansı verir.



Son on yılda sivil hava trafik­leri askeri kollarda olduğu gibi sayısı önemli ölçüde artmıştır. Şimdi Askeri Hava Kuvvetleri gündüz ve gece alçak irtifada uçmakta, birkaç ülkenin atış sa­halarını kullanmaktadır.



Son yirmi yılda askeri ve sivil uçaklain maliyeti iki katına çıktı. Bu sebepten kuş-uçak çar­pışması potansiyeli de iki katına çıktı. Geçmiş 30 yıldan beri ra­darla yapılan kuş göçleri araştır­malarıyla ilgili makaleler yazıl­mıştır (1970 Gauthreaux, Ric­hardson 1975, Kerlinger 1989, Bruderer&Liechti 1995, Burma 1995 ve diğerleri). Uluslar Arası Kuş-Uçak Çarpışmaları Komite­si (IBSC)'nin bazı toplantıları­nın ardından radarın kuş göç araştırmalarında kullanılması konusunda yazılı kaynak ya­yımlanması gerekli duruma gel­di. Bruderer (1990) problemleri iyi tespit eden, radarlar kuşların tespitine genel bir bakış getiren, değişik tür radarları ve onların uygunlukları ve operasyonel kullanımlarını özetleyen ayrın­tılı bir buklet yayınlandı. Mete­oroloji tahminlerindeki başarı ile aynı seviyede bölgesel bir network ile kuş hareketlerini tahmin etmek amaçlanmaktadır. Hava değişimlerini tahmin eden networkları önemli ölçüde son yirmi yılda gelişti. Bunlar mete­oroloji radarları, uydular ve glo­bal bir network temeline daya­nır. ABD hükümeti Federal Avi­ation Administration (FAA), Ulusal Meteoroloji Servisi ve Sa­vunma Bakanlığının ortak pro­jesi için WRS-57 radarlarının yerini alacak 165 NEXRAD (Son jenerasyon doppler rdr) WSR 88 D'lerine yaratacağı network için 2-7 milyar $ ayırmaya çalışmak­tadır. NEXRAD radarları ABD'nin tüm havaalanlarına ve meteoroloji istasyonlarına yer­leştirilecektir.



BÖLGESEL KUŞ VE METEOR RADAR NETWORK'U



Radarlar Hava Trafik kontro­lü, uçakların kontrolünü ve yönlendirmesini sağlamak ve askeri amaçlar için geliştirilmiş­tir. Radarın en büyük avantajı yerde skop başındaki operatö­rün yüksek irtifadaki kuş göçle­rini daha oluşumundan itibaren takip edip, izleyebilmesine ola­nak sağlamasıdır. Araştırmacılar aşağıdaki beş ana neden için var olan radarları geliştirdiler:



1. Askeri amaçlar ve trafik kontrolü,

2. Uçaksavar atış kontrolü,

3. Havaalanı yardımcı ve des­tek üniteleri,

4. Meteoroloji radarı

5. Deniz radarı





Radarın, kısa dönem tahmin ve önemli durumların tespitin­de çok etkili bir cihaz olduğu kanıtlanmıştır. Radar çevresin­deki 248 NM (460 km.) ve 60.000 feet (20 km.)'lik bölgeyi 5 dk.lık periyotlarla tarayarak 75 üzerinde görsel form olarak verir. Ek olarak sistem oldukça esnek ve yüksek kapasiteli ola­rak dizayn edilmiştir. Kapasite­deki bu atlama, sistem kaynak­larının iyi yönetimine, dikkatli ürün seçimine ve doğru karar vermeyi sağlayan hızlı yoruma ihtiyaç duymaktadır. Alden Elektronik Şirketi, NWS tarafın­dan NEXRAD bilgi yayılım sistemi (NIDS} sağlayıcısı olarak seçilmiştir. Bııu servisle bağlantılı olarak Alden, NEX­RAD radar ağını kullanarak bil­gi sağlayabilen ALRAD II yazılı­mını geliştirmiştir. Alden Elekt­ronik sayesinde herkes bilgiye tam erişim sağlayabilmektedir.



Larkin Quine (1988, 1989) geniş S-sound pulse doppler ra­darlarında kuş tanımları algorit­maları üzerinde çalışmıştır. Ra­darlar dar huzmeli yüksek güçlü (1 megawatt) ve {90 dB dinamit menzil) hassasiyetindedir. Diji­tal NEXRAD meteoroloji radar­ları büyük bilgisayar programla­rıyla otomatik işletilmektedir. Fakat zamanda sistem, kötü hava şartları dışında özel kuş prog­ramlarını işletme kapasitesine sahip olmuştur. 5-15 dk.'da bir kuş bilgisi verme seçeneği olaca­ğı düşünülmektedir. Hesaplama­lar 450 km. mesafeden bir martı­nın görülebileceğini teorik ola­rak söylemektedir (Tabi ki rnar­tının bu mesafeden radar hüz­mesine girecek kadar yükselme­si mümkün değildir). Song bird ekoları göç esnaıinda 100 krn. üzerinde bir alana yayılır.



Araştırmacılar hava ve kuş durumunu ayni anda belirleye­cek olan algoritmalar bulabile­ceklerini düşünmektedir. Kuş eko paternlerinin şunları kapsa­ması düşünülmektedir:




  1. Kuşların hızı,

  2. Tahmini göç istikameti,

  3. Gün içi uçuş periyotları,

  4. Kuşların coğrafyayla ilişkisi,

  5. Kesin eko karakteristikleri. Plan, NEXRAD radarları sa­yesinde tüm ABD çapında çeşit­li irtifalarda kuş tehlikesi rapor edilebilmesidir. Ne yazık ki, kuş sorunuyla ilgili olarak NEXRAD için program geliştirme durmuş kuş tespiti için algoritmalar ge­rekli önceliği alamamıştır. Mete­oraloji alanında kendini ispatla­mış olan NEXRAD radarlarının muazzam kuş tespit potansiyeli USAF veya FAA tarafından kul­lanılmaya başlanacaktır.



Prof. Gauthreaux, USA sahili boyunca 14 NEXRAD radarı ta­rafından kaydedilen kuş göç du­rumunu 1992'den beri izlemek­tedir. Gauthreaux kıtasal ağlar­dan gelen bilgilerinin ayrıntıda birbirleriyle uyuşmayacağı dü­şüncesindedir. Doğu Asya NEX­RAD radarı üretecek bir grup oluşturuldu. 14 radar sipariş edildi ve gelecek on yılda Doğu Asya'da geniş bir NEXRAD ağı oluşturulacağına şüphe yoktur.



10 Ağustos 1995 tarihinde F-15'in İsrail Neşev Çölü'nde 3 leyleğe çarpıp pilotların ölme­si ve uçağın külli hasara uğra­ması (50 milyon $ mal olmuş­tur) sonrası IAF Genelkurmayı milenyuma gelirken hangi rada­rı alacağını araştırmaya başla­mıştır. İsrail'e radarların konuş­lanmasını takiben Ortadoğu ül­keleriyle bölgesel radar progra­mı geliştirebileceği önerilmekte­dir. Uçuş emniyeti sorununun bölgesel olarak yerel çözümler­den daha etkili olarak çözümle­nebileceği değerlendirilmekte­dir. Bu bölgesel sistem sayesinde ülkeler aracı gerçek zamanlı ikaz mümkün olmaktadır. Örneğin; sonbahar göçünde Türki­ye Ürdün'ü, Ürdün İsrail'i, İsrail Mısır'ı sürülerle ilgili olarak uyarabilir. İlkbaharda ikazlar tersi olarak gerçekleşir. Uydu gözlemlerimiz sayesinde göç eden sürünün Güney Mısır'da başlayıp, İsrail ve Lübnan veya Ürdün'ü geçerek günü Suriye'de bitirdiği bilinmektedir. İsrail'de yürürlükte olan kapsamlı göç araştırması Ürdün ve Türkiye'ye ve Mısır'a genişletilebilir ve araştırma motorlu planörler, kuş göçü ağı ve radarları kapsa­maktadır.



Sonuçlar bölgesel bilgi biriki­mi ve bölgesel gerçek zamanlı ikaz sistemi oluşturmaya, ayni zamanda kuş kaçınma modeli oluşturmaya yardımcı olur. Ağ radarları ayni zamanda meteoro­loji radarı, kuşların nerede izle­nebileceğini gerçek zamanlı be­lirleyerek eko-turizm için ve eği­tim aracı olarak kullanılabilir.





Hava Meydanlarındaki Kuş-Uçak Karışıklıkları:



Bu çok iyi incelenmiş bir ko­nudur ve Uluslar Arası Kuş Çar­pışma Komitesi bir çok yayın yayımlamıştır. Bu aşamalar es­nasında bir yayında tüm hava kuvvetlerini ilgilendiren konu­lar tartışılmıştır. Yeni teknikleri açığa çıkaran resimlerimiz tüm dünyada dikkate alınmaktadır. 1984 yılında tüm kuş gözlemci­leri ağı, radarlar, motorlu planör uçuşlarından toplanan bilgilerle kuş hareketleri bilgi sistemi oluşturuldu. Argos uydusuyla, kuşlara monte edilen radyo ve­ricilerinden toplanan bilgiler yi­ne bu sistemde toplanacaktır. EMC2, önde gelen bilgi depola­ma şirketi, bu fikirle ilgilendiği­ni bildirmiştir.



IAF gerçek zamanlı ikaz sis­temi geliştirmek için meteorolo­ji ve kuş radarı alma aşamasın­dadır. Bu radar ağıyla koordine­li çalışarak tüm ülkeyi kapla­mak için diğer radarlar yanında Lockheed Martin radarları ince­lenmektedir. Bu ağın diğer ülke­lerde de kurulabileceği düşü­nülmektedir. Türkiye'de kurula­cak bir ağ sayesinde sonbaharda İsrail, Ürdün, Mısır hava kuv­vetlerine gerçek zamanlı bilgi akışı mümkün olabilecektir. İlk­bahardaki göç esnasında bilgi akışı Mısır'dan Türkiye'ye ters olarak işleyecektir.



HALİL AÇIKGÖZ

Kpt. Pilot

Pegasus Hv. Yolları


Post from : http://www.flypgsva.org/blog/CaptainsCorner.php
Printed from : http://www.flypgsva.org/blog/CaptainsCorner.php?id=57